23 08 2012

Ucuz ve lezzetli lokantalar rehberi

Ucuz ve lezzetli lokantalar rehberi |  görsel 1

Bizim işçiler bir kaç sefer uyarmaya çalıştılarsa da, her defasında lafı ağızlarına tıkıp, mevzuyu kapattım.

"abi yemeği ordan söylüyorsun ama, sen biliyor musun ki orası..."
"sus! sakın devam etme. işinize bakın olum siz. hayret bişey ya"

bizim adamlar büyük olasılıkla haklı. haftada bir kaç kez yemek sipariş ettiğim bu yerin, adından ve telefon numarasından başka bir şey bilmiyorum.

lokantanın 535'li bir cep numarası var rehberimde kayıtlı ve her aradığımda o yaşlı amca açıyor telefonu;

- büyrün gaya (kaya demek istiyor) kebab
+ amca köfte piyaz göndersene falanca yere
- tamamdır abe..


sipariş, en geç on beş dakika sonra iş yerimde. paket üst kata çıkana kadar geçtiği her yer mis gibi kokuyor . öyle üç beş tane de değil, en az on beş tane köfte var pakette. ayrıca bulgur pilavı, közde pişmiş soğan, biber ve domates de var.
bu şehrin en pahalı restoranlarında bile böyle köfte yok yeminle!
helva gibi mübarek; ağızda narin bir dil darbesiyle dağılıveriyor. piyazın tahini falan tam kıvamında, haşlanmış yumurta bile koyuyor lan!

tüm bu lezzete ve hizmete rağmen diğerlerinin yarı fiyatına servis ediyor adam; hem de işçi sınıfı bol bol yesin hemen acıkmasın diye abartıyor porsiyonları. elinin ayarını seveyim amca!

işte bu "gaya kebap" denen yer sanayide çük kadar bir dükkanmış. iki masa bile sığmıyormuş dükkana ama paket servis vızır vızır çalışıyormuş. sahibi iş yerine eşekle gelip gidermiş.
yok efendim dükkanın içinde kediler cirit atıyormuş da, o kediler pilav tencerelerine işedikten sonra yıkamadan yenisi pişiyormuş, et dolabını açtığında müşteriler kokudan altlarına sıçıyormuş, belediye ekipleri üç sefer mühürlemiş de bilmem ney.

bana ne!
ne malum bu güzide esnaf lokantasına çamur atmadığın? o kedileri işerken gördün mü? ya da dükkanın orta yerinde kusan bir müşteri?
yaşlı amca her hafta başka bir eşek bağlıyormuş dükkanın arkasına, ee sana ne acaba?
adamda imkan var ki her hafta yeni modeline biniyor.


duymak istemiyorum artık tüm bu safsataları! ben ızgara köftelerimle mutlu mesut bir hayat sürüyorum uzun zamandır. yıllardır aradığım lezzetlerin esiri olmuşum.

ne olur hor görmeyin çük kadar diye, ne olur iftira atmayın o zavallı kediciklere, ne olur eşeğe daha dikkatli bakın -eşek eşeğe benzer neticede-

ne olur elleşmeyin artık, bırakın günün en keyifli dakikalarını yaşamaya devam edeyim, bırakın da her aradığımda yaşlı amcam açmaya devam etsin telefonu "büyrün gaya kebab" diye.

0
0
0
Yorum Yaz